7. Dünya Abaza Kongresi’nin (DAK) ikinci oturumu 22 Mart Perşembe günü Suhumda gerçekleşti. Forum delegeleri örgüt’ün yeni Tüzük versyonunu onayladılar ve Yüksek Konseyi’ni kurdular.

Astanda Ardzinba

Dünya Abaza Kongresi'nin (DAK) 7. Genel Kurul Toplantısı iki aşamada Suhum'da gerçekleşti: MDünyaart ayındaki toplantı 7-9 Aralık 2017'de yapılan toplantının devamı niteliğinde gerçekleşti.

Forumun ilk aşaması tarihi oldu. Kamu kuruluşunun 25 yıllık tarihinde ilk defa lider değişikliği meydana geldi. DAK’ın daimi lideri Hukuk Doktoru Taras Shamba’nın yerine, Abaza kökenli ünlü hayırsever, bilim adamı ve işadamı Mussa Egzek geçti. Geçmişte Türkiye’deki Tam Yetkili Abhazya Temsilcisi olan ve Abhazya Dışişleri Bakanlığı'nın Türkiye ve Orta Doğu Bölümü Başkanlığını yapan Inar Gitsba DAK Yönetim Sekreteri oldu.

DAK yapısı da değişikliklere uğradı: Kuruluşun Yüksek Konseyi ve üyelerinden oluşan DAK'ın güncel görevlerini işleyecek Yönetim Kurulu onaylandı. Bununla birlikte, Aralık ayında delegelerin örgütün yeni Tüzük taslağın onaylanması ardından Tüzük’ün illeride bütün tarafların önerileri ve tavsiyelerini dikkate alınarak üzerinde daha fazla çalışılmasının gerektiğini kabul etmeleri toplantının ara verilmesine neden oldu. Delegeler, yeniden Mart ayındaki Devlet Geri Dönüş Komitesi’nin 25. Kuruluş yıldönümü kutlamaların arifesinde bir araya geldiler.

DAK Yüksek Konseyi Başkanı Mussa Egzekun açılış konuşmasında vurguladığı gibi, Tüzük’ün taslağı üzerinde’ki çalışmaslarına en üst sınıf avukatlar katılmışlar.

«Taslak incelenmesi ve kendi tavsiye ve önerileri sunulmaları için yurtdışındaki diasporamız temsilcilerine gönderildi. Bütün bunlara kulak verildi ve hepsi dikkate alındı. Ancak doküman illeride geliştirilebilir ve tamamlanabilir», - diye konuştu Egzek.

Aynı zamanında, Tüzük’ün Abhazya Cumhuriyeti mevzuatına uygun olarak hazırlandığını vurgulamıştı.

DAK Yönetim Sekreteri İnar Gitsba’nın ifadelerine göre, Tüzük’ün temel fikir ve ilkelerin korundu, ancak yeni belge’nin bugünkü gerçeklere uymakta olup, dünyadaki bütün Abhaz ve Abaza’ların, enformasyon alanında dahil olmak üzere, yüzleştikleri güncel sorunlarla mücadeledeki kıstasları karşılamaktadır.

Moskova Abhaz Diasporası Başkanı Beslan Agrba, kendi konuşmasında Yeni DAK Tüzüğü versyonunu desteklemeye hazır olduğunu belirleyerek, Tüzük’te soydaşların Anavatanına dönmeleri ve devletin gelişmesine katılmaları için uygun koşulların oluşma fikirlerinin yansımaların bulunduğunu vurgulamıştı.

Agrba, Abhaz-Abaza halkın önde gelen görevinin Abhaz Devlet’in korunması ve gelişmesi olduğunu vurgulayarak, dünyadaki bütün Abhaz ve Abazaların çabaların bu hedefe yönlendirilmesinin gerektiğini kaydetti. Bununla birlikte, sayıca Abhazya’nın nüfusunu aşan Abhaz-Abaza diasporası’nın muazzam potansiyeli devletin inşaasında hesaba katılmalıdır ve kullanılmalıdır diye düşünüyor Moskova Abhaz Diasporası Başkanı.

DAK Tüzüğü'nün yeni versiyonu, mutlak çoğunluğun “Kabul” oyuna 9 “Karşı” oyu ile kabul edildi. Toplamda Kongre’de, Abhazya, Rusya, Ürdün ve Türkiye'den 208 delege bir araya getirildi.

Abhazya Cumhurbaşkanı Raul Hacımba’nın destek ve iyi niyet dileklerini ileten Cumhurbaşkan Danışmanı Vladimir Zantariya hoş geldiniz konuşması ile toplantı’nın bütün katılımcılarına hitab etti.

Türkiye’deki Abhaz Dernekleri Federasyonu Başkanı Atanur Akusba, kendi konuşmasında yurtdışında yaşayan soydaşların karşılaştıkları sorunları üzerinde durdu. Özellikle, onların kendi anadillerini, kültürünü, ve sonuç olarak ulusal özbilinçlerini kaybettiklerini kaydetti.

Akusba, halkın tarihi Anavatanlarına dönme çağrısında bulunmanın mümkün olduğunu, ancak birçok insanın ikamet ettikleri ülkelerle bağlantılı olup ve taşınmaya hazır olmadıkları anlamanın önemli olduğunu, ancak bu durumda da Abhaz devletinin bunları unutmaması ve tek başlarına problemleri ile yüzyüze bırakılmamaların önemli olduğunu söyledi. Kendisi, tarihi Anavatan ile, tarihleri ile bağlarını kaybeden, asimilasyonu özümsemiş Türkiye’deki Abhaz köylerini örnek vermektedir.

«İnsanların kendilerini Abhaz kamunun parçası olarak hissetmesine, kendi dilin korumalarına, geleneksel kültürümüzü geliştirmelerine yardımcı olmamız lazım, Türkiye’de, yada başka herhangi ülkede olmaları halde bile kendi özbilinçleri kaybetmemeleri gerekiyor», - diye kaydetti Akusba.

Kendisinin düşüncesine göre, Abhaz dünyasının, Abhazya'ya katılımı ve Abhaz dili ve kültürüne bağlılık ile birleşmiş uluslararası, devletlerarası ve kıtalararası toplumun kültürel ve tarihsel fikri oluşumu için, Abhaz ve Abaza kültürünün korunması ve geliştirilmesi, dilin yeniden canlanmasını sağlayacak şartlarını yaratmak için halkın bütün güçlerini pekiştirilmesi gerekiyor.

Toplantı’nın gündeminde, DAK yeni Tüzügü’nün onaylanması ile beraber, örgütün Yüksek Konseyi oluşumu da vardı. Yüksek Konseyi Abhazya, Türkiye, Ürdün, Suriye Adjara’nın yanı sıra Karaçay-Çerkesya, Kabardey-Balkar ve Rusya'nın diğer bölgelerinden Abhaz-Abaza halkın temsilcilerinden oluşmaktadır. Bununla birlikte, Yüksek Konseyi üyelerinden oluşan DAK’ın Kongre toplantıları aralarındaki güncel konularına değinme amaçlı kurulan kurumun Yönetim Kurulu seçildi.

Ayrıca, DAK yedinci Genel Kurulu delegelerine kuruluşun yeni büyük projesi olan DAK Bilgi Portalı sunuldu – portal, diğer olası görevlerle beraber, Abhaz-Abaza halkını bilgilendirme, dünyanın farklı dillerinde Abhaz ve Abazaların tarihleri ve kültürü ile tanıştırma görevlerini üstleyecektir.

Portalın yöneticisi Amina Lazba, Abhazya’nın siyasi izolasyonunun, Cumhuriyet’in kendisi ve ülkenin içindeki ve dışındaki vatandaşlarının hayatları, halkın tarihi ve kültürü ile ilgili güvenilir bilgi eksikliğinin doğrudan sonucu olduğunu kaydetti. Bu nedenle, Lazba’ya göre, zaman ve enformasyon gereksinimlerini karşılayan bir multimedya sitesi oluşturulmasına ihtiyaç duyuldu.

Genel Kurul delegelerine Portalın tanıtım videosu sunuldu, portalın kendisi ise yakın zamanlarda kullanılır hale gelecektir. Proje’nin yöneticisi’nin söylediklerine göre, Abhazca, Abazaca, İngilizce, Arapça ve Türkçe’ye çevrilecek 10 GB yakın bilgi toplanmıştı. Lazba’nın söylediklerine göre, portalın içeriği bilim adamları, tarihçileri ve etnograflar’ın kontrolünden geçecek, ve en çağdaş bilgi multimedya teknoloji ile kamuoyuna sunulacaktır.